Etiketler

,

Evde çocuk olunca her türlü olay, sahne normal geliyormuş bir süre sonra…Mesela bizim evde bu sabah (YANİ PAZAR SABAHI, yani hani insanların uyuyup dinlendiği işe gitmediği sabahlardan olan, hani saat 10′ lara kadar uyuduğu PAZAR SABAHI!) şöyle bir şey oldu, olabiliyor yani…Ev halkı olarak mis gibi keyifli bir uyku çekerken birden “DONDUMAAAA, Donduuma yiceeem ben Dondumaaa!!!!” diye ağlayan bir çocuk sesiyle uyanabiliyorsunuz. Sabahın 06:45’i ! PAZAR SABAHI ! 06:45! Ben hafta içi işe giderken bile saat 07:00’da uyanıyorum…Kaldı ki hafta içi bıraksan saat 08:00′ a kadar uyuyan çocuk değil mi bu çocuk? Hani ben zorla uyandırıyorum, sırf işe gitmeden önce onunla biraz fazla vakit geçireyim diye… Ama bugün hafta sonu! Saat sabahın 06:45’i! PAZAR SABAHI! “Dondurmaaa yiycemmmmm!!! ” diye ağlayan bir çocukla “merhaba” diyoruz yeni güne. Aslında saatten çok uyanma şeklinde takılıyorum. Zira çocuktan sonra “uyku” kavramını daha çok onun sonuna eklenen ve o nesneye yok olma, bulunmama durumu bildiren “-suzluk” eki eklenmiş haliyle tanır oldum. Tamam uyandık ama dondurma nereden çıktı??? Sabahın köründe? “Rüyanda mı gördün bee evladım?!” lafı ilk defa bu kadar uyuyor bir şeye! Kalkıyoruz, gözümü zor açıyorum. Eşim kalkıyor ama yok yine devriliyor yatağa, bana bir güç geliyor, hoş isterse gelmesin bu arada bizimki ortalığı yıkıyor “DONDUMAAAAAAAaaaa!!!” Ağlıyor ağlamasına da gözleri kapalı, belli ki ona bile zor geliyor gözünü açmak düşünün! Yine de “uyuyor hala galiba, yoksa rüya mı görüyor” diye düşünüyorum ama yok uyumuyor. Yarı ağlamaklı bir şekilde bana diyor ki; “Annee kakk, ben sana dondumanın yeyini gösteicem.” “Zaten tek eksiğimiz, tek sorunumuz buydu, ben dondurmanın yerini bilmiyordum; sağolasın oğluşum” diyorum içimden. Buzdolabına götürüyor beni, buzluğu açtırıyor. Tamam o çocuk. Çocuktur, her şeyi ister değil mi? Saat bilmez, zaman bilmez hep şansını dener ve sınırları zorlar değil mi? Peki ya bana ne demeli? Yani bu hikayede anne de bir garip! Sabahın 6.45’inde yataktan dondurma diye ağlayan çocuğuna dondurma veren bir annesi var benim oğlumun! Hani bu devenin neresi doğru ki demezler mi adama!