Etiketler

“Bir çaresi bulunur elbet canım, bi uyuyup uyanalım…Bir çaresi bulunur elbet canım yeniden yaşamanın…”  Bütün gün ağzıma Sertab Erener’in bu şarkısıyla dolandım etrafta…Toplantıya girmeden önce içimden bu şarkıyı söylerken buluyorum kendimi. Şarkı alıp beni götürüyor bir yerlere… Hayır anlayamadığım üzgün değilim, canım sıkkın hiç değil ama iç alemde bir yerlere götürüyor bu şarkı beni. Bunu çözmek istiyorum. Sanki dinledikçe çözeceğim. Söylemek istiyorum şarkıyı defalarca defalarca…Tam o sırada işle ilgili bir mail geliyor, telefonlar…Yine mekana geri geliyorum. Hoş görünürde hep mekandayım da şarkıya takılmış çözemediğim bir yanım da yok değil tabii. Çay alıyorum “bir çaresi bulunur elbet canımm…” Öğle yemeğinde bir çatal salata sonra içimden sessiz sessiz “bir uyuyup uyanalım”…. Kurtarın beni imdattt!!! Çözemiyorum niye bu kadar garip bir his uyandırıyor bu şarkı bende diye… Şimdi yine açtım şarkıyı hem dinliyorum hem yazıyorum…Siz de açın bir dinleyin, bir iyi geliyor sanki, bir umut veriyor sanki..

Küçükken ağladığımda ya da canım bir şeye sıkkın olduğunda “Şimdi uyu sabah geçmiş olur.” derdi annem. Hala ben bir şeye çok takıp mızmızlık yaptığımda şöyle der; “Aaa n’apalım kızım ölüm yok ya sonunda, yapma böyle Allahın gücüne gider. Bir çaresini buluruz elbet” ama bunu söylerken sesinden anlarım ki o da üzülmüştür ve o da bilir ki çaresi yoktur ama bana iyi gelsin diye öyle der… İyi gelir mi? Gelir. İşe yarar mı? Yarar valla…hem de mis gibi yarar…

Şarkıyı kaçıncı kez dinlediğimi bilmiyorum bu arada. Hayır yeni bir şarkıda değil ki şimdi keşfediyorum…”İyi de bu yazı ne şimdi böyle?” diyorsanız eğer işte ben de bilmiyorum, belki yazınca iyi gelir de kurtulurum şarkıdan diye yazıyorum. Siz söyleyin biraz da ben kurtulayım…