Yarın yola çıkıyoruz, bavul hazırlıyorum. “Survival” a katılan yarışmacılar benim 1 hafta için aldığım eşyayı almamışlardır yanlarına! Öyle bir hayal gücüm var ki sanki tatile değil de felaket bölgesine yardım kurtarma ekibi olarak gidiyoruz ailecek!

“Ya Doruk’un gece yarısı birden ateşi çıkarsa” diyorum hopp oldu mu sana ilaç çantası! Carpol’ünden derecesine, burun damlasından öksürük şurubuna kadar koymuşum bir saniyede! “Bezden kurtulduk ama hani oldu ya uçakta filan çocuk kakasını çişini tuvalete yapmayacağı tutarsa” diyorum hoppp bezler bavulun yarısını kapladı bile! Bu düşünce başka bir düşünceyi tetikliyor tabii; “İyi de bu çocuk evde lazımlık kullanıyor, orada nasıl yapacak şimdi!?” diyorum… Ohh bir de klozet aparatını bavula sığdırmaya çalışırken buluyorum kendimi!!! “Peki ya uçaktaki yiyecekleri beğenmezse?! En iyisi ben bu çocuğa yanımda bir şeyler götüreyim de aç kalmasın diyorum” ohhh yiyecek çantası olmuş bile! Doruk ne kelime bütün uçak bulutların üzerinde piknik yapabiliriz benim götüreceklerimle!

İşte böyle kafayı yemiş bir şekilde bütün evi Almanya’ya taşımaya kararlıyken “Hava soğuk olur mu acaba, ya yağmur yağarsa” diye geçirdim aklımdan. Hemen Devrim’e koştum tabii, sanki adamcağız İphone weather app! “Yok yaa, hatırlasana biz Almanya’da yaşarken bu vakitler güneşli olurdu” dedi. “Doğru diyorsun, güzeldi hava” dedim rahatladım ama sonra aklıma evvelki sene maaile gittiğimiz tatil geldi. Geçen sene bu zamanlardı. İstanbul yanıyordu biz yine Almanya ülke sınırlarına girince donmuştuk, üşümekten sinirlerim bozulmuştu. O anı hatırlayınca hemen bavula bir adet yağmurluk, 2 adet polar şeklinde tıkıştırmaya koyuldum. Oh genişliyor bavul pek güzel…!!!

Bu arada Devrim “ya olur mu biz Pforzheim’ da yaşarken bu vakitler hava gayet sıcaktı diye hatırlıyorum, öyle değil mi ??!” diye yanıma geldi. Ben de hem fikir olunca merak ettik, açtık baktık AMA durum buymuş!

16 derece ve zaman zaman da yağmurlu bir yer acaba neden bizim aklımızda günlük güneşlik ve sıcak kalmış olabilir diye düşünce günün sonunda geldiğimiz nokta şu oldu; Almanya’da yaşarken yeni evliydik. Türkiye’de evlenip 1 hafta içerisinde de Almanya’ya gitmiştik. Herhalde bu sebepten olsa gerek “iki gönül bir olmuş bize samanlık seyran olmuş” dedik ve başka bir açıklama da bulamadık! Demek ki insan mutlu bir ruh hali içindeyse etrafında şimşekler de çaksa güneş ışıltısı gibi geliyormuş, enteresan!