Okullu Olduk!

Anaokulu arayışımın ardından önümüzdeki 5-6 sene içerisinde kendi anaokulumu açma fikrine kapılmış bulunuyorum! Vatana millete hayırlı olsun! Adı da asla tahmin edemeyeceğiniz gibi(!); “Annemden Hikayeler Anaokulu”!!! Nasıl ama? Valla bence gayet güzel. Hayali bile güzel…

Şaka bir yana çok keyifli gözükse de ne kadar zor ve zahmetli bir iş olduğunu DorukX 30 formülü ile hesaplamak zor değil. Neyse sonunda aradığım okulu buldum. Evvelki gün gittik kaydımızı yaptırdık.

Eğer yanılmıyorsam aradıklarım var bu okulda gibi görünüyor. Anaokulu ararken kriterlerim biraz farklı oldu. Şubesi olan, çok ses getirmiş, büyük isimleri olan, popüler anaokullarını istemedim. Bu işe daha idealist yaklaşan, öğrencisi az olan, okul gibi değil de ev sıcaklığında, temizliğe önem veren, çocuklara verdiği yiyecek için zaman harcayan, evimize yakın bir yer arıyordum. Bu yüzden de hep kurucularla görüştüm, nabız yokladım. Sanırım içime sinen bir yer buldum. Ve şimdi Doruk hemen okula başlasın istiyorum. Ancak yaz okulu, bayram tatili, arada bizim planladığımız kaçamak tatil programlarından dolayı Eylül’de başlaması daha uygun gibi görünüyor. Çok bölünecek yoksa…

Geçen bir arkadaşım 3 yaşın anaokulu için çok geç olduğunu söyledi. Herkesin bu konuda görüşleri farklı. Ben çocuğumu erkenden okula başlatıp sonra yaşının küçük olmasından dolayı kaldıramayacağı bir şey yaşayıp okuldan soğumasından çok korktum. Aslında dilimde hep “okula başlasın mı?!” diye dolandı durdu ama yok kalbimden onay veremedim sanki. Bu yüzden de bekledim ama özellikle Mayıs, Haziran ayından beri artık tamam diye yavaştan yavaştan başladım. Yaz tatili de geçsin derken bu zamana kaldı. İyi de oldu bence…

Ben ilkokula erken başladım. Çünkü benden 1 yaş büyük olan en yakın arkadaşım okula başlayınca ben de attım kendimi yerlere ki “ben de okula başlayacağım” diye! Annemler nasıl olsa bir hevestir gelir geçer diye kayıtsız başlattılar beni okula… Tabii okul ile görüşüp özel izin aldılar herhalde… Her neyse okula başladım. Heves meves değildi benimkisi, ben tam gaz gidiyorum… Herkesten önce okumayı söktüm, en çalışkan, en hızlı, en iyi… Gayet mutluyum… Artık kaydımı bile yaptırdılar, önlük giymeye bile başladım oysa ilk günler 2 haftaya kalmaz hevesim geçer nasıl olsa diye düşündüklerinden serbest kıyafetle gittim okula… Böyle böyle sene sonuna yaklaştık. Okulların kapanmasına 2 ay kalmıştı. Bir gün bile okula gitmeyeceğim diye ağlamamıştım o zamana kadar… Ta ki verilen ödevi yapmadığım o güne değin… Öğretmenimiz ödevini yapmayanları “ibret-i alem” için tahtanın önüne çıkarıp elimize cetvelle vurdu! O günü hatırlıyorum ve ertesi günü de!!! Okula gitmeyeceğim diye tutturup her sabah anneme zorluk çıkarıyordum. Sonunda okulların kapanmasına 2 ay kala, tam da yazı yazmayı, okumayı, toplama çıkartmayı öğrenmişken okula gitmeyi reddedip okulu bıraktım!!! Annem kadıncağız ne uğraştı kim bilir… Her sabah direndiğimi, ağlayıp evde kıyametler kopardığımı çok net hatırlıyorum. Doruk’un inadı nereden geliyor diye sorgulamaya gerek yok aslında! Boşuna kızmayayım çocuğa… Her neyse aslında bu hikayeyi anneme sorarak yazmam lazımdı. Kesin eksik ya da yanlış hatırladığım kısımlar vardır, ama hikayenin benim aklımda kalan hali bu…

Sonuç itibariyle yaşım küçük olduğu için o gün o tahtanın önünde duran diğer 10-15 çocuktan farklı verdim ben tepkimi… İşte bu yüzden de Doruk için çok acele etmek istemedi kalbimin bir yanı… Zaten her dakika çocuğa bir şeyler öğretme kaygısındayım, boğuyorum belki de çocuğu… Onunla oyun oynarken sürekli kendimi ya sayıları, ya İngilizce kelimeleri, ya şekilleri, ya renkleri, ya şarkıları hiç bir şey olmasa görgü kurallarını öğretmeye çalışırken yakalıyorum!

O bu değil de yeni sezon maceralarını çok merak ediyorum yalnız… Umarım korku filimi kıvamında olmaz:)

15 Replies to “Okullu Olduk!”

  1. Hayırlı olsun.Ben de okula erken başlayanlardanım hem de okuma yazma bilerek başladım. Küçük olduğum ve okumayı bildiğim için birkaç çocugun bana uyuz olmasından sebep dayak yemelerim dışında bir sorun yaşamadım çok şükür 🙂 Doruk da sorunsuz atlatır inşallah alışma sürecini…
    Ayrıca yazdığınız şu cümlelerde kendimi gördüm: “Zaten her dakika çocuğa bir şeyler öğretme kaygısındayım, boğuyorum belki de çocuğu…Onunla oyun oynarken sürekli kendimi ya sayıları, ya İngilizce kelimeleri, ya şekilleri, ya renkleri, ya şarkıları hiç bir şey olmasa görgü kurallarını öğretmeye çalışırken yakalıyorum!” . Sizinle ayni şekilde davranıyor aynı endişeyi paylaşıyorum. Çocukları boğuyor olsaydık farkederdik diye düşünüyorum ama, inşallah haksız değilimdir.
    Yeni sezon maceralarınızı ben de merakla bekliyorum 🙂

    Beğen

    1. Bakalım inşallah kolay olur bu alışma süresi… Bu arada ben galiba Doruk’u cidden boğuyorum çünkü bazen bana tam da kaptırmış ona bir şeyler öğretirken “anne hadi başka oyun oynayalım” dediği oluyor. Ama işin güzel yanı öğrettiklerimi hiç beklemediğim bir zamanda onun ağzından duymanın tadı paha biçilemez 🙂

      Beğen

  2. Okullu hayat Doruk’a da sana da iyi gelecek eminim 🙂 biz çok memnun kalmıştık, arkaşlarıyla beraber zaman geçirmekten, faaliyetlerden keyif alacak, hayırlısı olsun sizin için.

    Beğen

    1. 🙂 Teşekkürler, haklısın valla bana da ona da iyi gelecek gerçekten. Çok umutluyum ve Doruk için heyecanlıyım da… Yeni sezon benim de işlerimin en yoğun olduğu dönemde başlıyor… Herhalde su yolunu bulur 🙂

      Beğen

  3. Oh nihayet karar verebilmene çok sevindim canım, senin o kararsızlık içindeki endişelerini çok iyi hatırlıyorum. Eminim Doruk da keyifle gidecektir okuluna… Zaten bol oyun, arkadaş, eğlence varken niye sevmesin ki okulu?

    Beğen

  4. en doğru karar acele etmemek bence de. bizim adımıza acele edenler var zaten. ama bizim izmir’deki doktorumuzun sürekli söylediği bir şey geldi aklıma okurken. yazmadan edemeyeceğim. hep derdi ki, annesi ol çocuğunun. bir şeyler öğretme kaygın olmasın. nasılsa öğretecek birileri olacak. tadını çıkar zamanın. nasılsa öğrenir. onun derdi de senden bir şeyler öğrenmek olmasın. başını göğsüne koyduğunda huzur bulacağını bilsin, seninle güleceğini bilsin yeter. unutuyorum ben de sık sık bunu. ama aklıma gelince duruyorum. nasılsa okulda fazlasıyla tıkıştırıyorlar her şeyi. hem zaten 3 gün önce, 5 gün sonra. hepsi öğreniyorlar. 😉

    Beğen

    1. Çok doğru, iyi ki yazmışsınız bunu… Ben bazen kendimi kaptırıyorum işte… Bir bakıyorum oyun oynarken sayılardı, şekillerdi, harflerdi derken öğretmen gibi olmuşum :))) Ara sıra bu yorumu açıp okumam gerekiyor. Nasıl olsa öğrenecek hepsini haklısınız, teşekkürler:)

      Beğen

      1. Geç yürüdü, geç konuştu benimkiler. Dertlendim basta. Annem hep tasa etme, yurumeyen, konuşmayan cocuk olmamış. Saglıkları yerinde çok şükür derdi. Aynen o hesap. 🙂

        Beğen

Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s