Çok gülen çok ağlar diye öğrettiler bize. Peki çok ağlayan da çok güler mi bir gün?

Bir gün geçer mi bu acılar? İzleri silinir mi? Ya da her defasında eline gelir mi çekilen acıların izleri?

“Bir başkadır benim memleketim” diye şarkılar söylenir benim ülkemde… Ülkemin taşı toprağı altındır… Her köşesi cennettir… Bin can fedadır tek bir taşına… Can fedadır gerçekten de, seve seve hem de ama var mıdır bunun bir sonu?

Benim ülkemin doğusunda başka batısında başka doğar güneş… Anneler öpe koklaya büyüttükleri çocuklarını şarkılarla türkülerle yollarlar askere… Askerler bir daha evlerine dönemeyecekleri ihtimalini bilseler de, evlatlar babalarını bir daha görememe ihtimalini hissetseler de, eşler sevdiklerine bir daha sarılamama olasılığını akıllarından geçirseler de şarkılarla türkülerle yollarlar sevdiklerini… Vatan yoludur o yol… “Her Türk Asker Doğar” diye seslenir bizim askerimiz… Vatan birdir, bölünmez… Başka başka sabahlar olur benim ülkemde… Doğusu başka kokar, batısı başka… Bambaşka hayatlar yaşanır aynı anlarda…

Uzun zamandır ilk defa bu kadar çaresiz, umutsuz hissediyorum ülkemde… Kimlerin canı acıyor, kimler hiç suçu olmayan kimler ağlıyor şimdi ben bu satırları yazarken… Benim sorunlarım küçülüyor yok oluyor böyle olunca… Anaokulu için günlerce uğraşmam, bakıcı kaygılarım, yedi yemedi üzüntülerim, daha iyi bir gelecek hırslarım boş geliyor birden… Ne için? Ne olacak?

Bu sabah gazete “Bu gözler kapandı” deyip dünya güzeli bir çocuğun fotoğrafını koymuş… Gaziantep’teki bombalı saldırıda hayatını kaybeden 4 çocuğun boğazımı düğüm düğüm yapan hikayelerini yazmış… Gözlerim doldu taştı okurken, benim okumaya bile içim kaldırmazken kimler neler yaşıyor, nasıl yaşıyor… Annelerin babaların ciğeri yanıyor…

Yaşananlar o kadar büyük ki bir şey yapmak istemiyor insan… O kadar acı ki kendi hayatında yaşadığın güzel şeyler tat vermiyor tam tersi suçlu hissettiriyor…

Benim ülkem hala başka güzel değil mi? Bir başkadır benim memleketim değil mi?