Kasım ayı zor geçti. Bir sürü şey oldu, yordu biraz…

Ekim ayı ise çok heyecanlıydı aslında; Doruk ve benim doğum günüm vardı ama onları bile yazamadım bloga. Oysa minik oğlum tam 3 yaşına girdi, ben ise 35 oldum! Oğlum doğum gününü ilk defa arkadaşlarıyla ve kendi okulunda kutladı. Okulda kendisine “küçük profesör” diyorlarmış; hem her konuda bir lafı olduğu için hem de gözlüklerden dolayı… Çok hoşuma gitti, çok güldüm…

IMG_0123

Ben, şairin dediği hala doğruysa yolu yarıladım… “35 Yaşımdan İstediklerim” diye bir yazı bile yazdım ve sadece “post” edilmek için duruyordu bir köşede… Sonradan okuyunca,  üzerinden çok geçti diye yayımlamadım yazdıklarımı… Aslında hala onlar bu sene yapmak istediklerim. Yazacağım çok geçmeden…

Öyle ya da böyle araya çok zaman girdi… Şimdi senenin en sevdiğim ayını yaşıyoruz. Yeni yıl beni mutlu ediyor, umut veriyor. Doruk Paşa ile yılbaşı ağacı yaptık hayatımıza renk olsun diye. Çok beğendik, salonumuzun havası değişti…

IMG_1818

3 gün sonra işten eve döndüğümde Doruk beni kapıda büyük bir çoşku ve heyecanla ; “ANNEEEEE ağacı daha güzel süsledim, baaaak” diye karşıladı. Elimden kolumdan çekiştirip salona getirdi. Ağacın halini gördüğümde ne diyeceğimi gerçekten bilemedim!!!

IMG_1854

Yazmayalı uzun zaman oldu ya, kısa bir özet vereyim dedim…

Sene bitiyor…

2013’ten de (her yeni yıl öncesi olduğu gibi) beklentilerim büyük… Hayat her şeyiyle keyifli ve umut verici…