Etiketler

, ,

Hiç “bir film izledim ve hayatım değişti” dediğiniz oldu mu? Benim hiç olmadı. Eğer bildiğiniz böyle bir film varsa bana da söyleyin lütfen, ben de izlemek istiyorum onu… Ama izlediğim her film sonrasında o filmden kendime bir iki şey çıkartmak gibi bir huyum var. Bazen 2 saniyelik bir kare bile bana derin bir hayat felsefesi çıkartacak mesajlar verebiliyor.

Geçen hafta sonu Doruk akşam saat 08:00’da uyudu. Ev bir sessiz, bir sakin, boş kaldı her yer sanki… Her anne baba gibi enerjisi hiç bitmeyen bir şeyle yaşamanın getirmiş olduğu alışkanlıkla evin sessizliği rahatsız etti bizi… Kaldı ki vaktiyle uyusun diye o kadar çaba sarf etmeme rağmen beni uyutup “babacıımm anne uyudu, şen bana bakay mısın?” diyen bir afacanın saat 20:00 itibari ile yatağında olması da ayrı bir garip duyguydu.

Her neyse Devrim’le “hadi bir film seyredelim” dedik. Film zevkleri birbirinden tamamen zıt iki kişilik olarak ortak bir film bulmamız ortalama 20 dakika aldı. Uzlaşma noktasına gelinceye kadar 3 ayrı filmin ilk 10 dakikasını izleyip “yok yok, bu değil” dedikten sonra “Happythankyoumoreplease” isimli filmde karar kıldık.

ThankyouandpleasemoreTüm bunları filmdeki 5 dakikalık bir sahne için anlatıyorum aslında. Film öyle mutlaka izlemeniz gereken, öve öve yere göğe sığdıramayacağım bir film değil ama o 5 dakikalık sahne beni çok etkiledi işte… Kadın ile adam yemek yiyorlar. Adam kadından hoşlanıyor aslında ama henüz daha bir şey açıklamış değil, muhabbet ediyorlar. Kadın bir taksi şoförüyle arasındaki muhabbeti anlatıyor. Özetle; Hintli bir taksi şoförü kadına hayata karşı minnettarlığını sunması gerektiğini söylüyor. Kadın “Peki bunu nasıl yapacağım?” diye sorunca “Çok basit, sadece teşekkür et” diye cevap veriyor ve ekliyor “…thank you and please more (teşekkürler ve lütfen biraz daha…)” demeyi de unutma…

İşte ben bunu duyunca BAYILDIM!!! Gerçekten bayıldım bu söze… Oysa sahip oldukların için şükretmek kavramını ilk defa duymuyordum tabii ki! Ama ilk defa bu kadar sade ve basit anlatımını duydum belki de… ve etkiledi beni… teşekkür etmek için unuttuklarımı hatırlattı…

Hafta sonundan beri sahip olduklarım için sıkça teşekkür ederken buluyorum kendimi…. Ayrıca bu güzelliklerin devamı ve daha fazlası için de “…and please more” diyorum arkasından…

Hayat öyle yoğun ve koşturmalı geçiyor ki, sahip olduklarımıza değil de elimizde olmayanlara odaklanmış buluyoruz kendimizi çoğu zaman… İşte bu yüzden size de hatırlatmak istedim, sahip olduğunuz her şey için “Thank you and please more…” demeyi unutmayın arada…