Anneler Korkmaz Mı Peki?

Oğluma kitap okuyorum, uyku vaktini hayli geçmişiz aslında…Ama benim de işime geliyor sanki…Bir de babamız iş seyahatinde, biraz da bu sebeple uyumasın da ben de yalnız kalmayayım evde istiyorum gizliden gizliye. Hani anne olduğum için geceleri karanlık evde tek başıma olmaktan çok haz etmediğimi, her çıtırtıda irkildiğimi kimseye söylemiyorum 🙂 Anne olunca ne oluyorsa, androit oluyoruz sanki! Tamam bir nebze insanlıktan çıktığımız kesin ama biz de korkabiliriz elbet.  Neyse hal böyleyken ben de Doruk uyusun istemiyorum tabii. Saniyede milyon kez öpüp kokluyorum onu. Bıkıyor benden anlıyorum da oralı olmuyorum. N’pıyım biz de onun nazını çekiyoruz o da katlanıversin azıcık benim öpücüklerime. Zaten büyüyünce öptürmeyecek, kaçacak avuçlarımın arasından ve zaman aleyhime işliyor. Bir sayfa kitap ve sonra bir yanak, hopp bir de buradan, gülüyor gülüyor…Sonra hikayeye kaldığım yerden devam ediyorum. Arada uyduruyorum hikayeyi. Zaten istersen uydurma kitap okuyabilme diye bir şansın yok ki! Ben okurken hiç susmadan konuşan ve sürekli beni bölen biri var yanımda. Sadece konuşsa yine iyi, minik işaret parmağıyla kitaptaki resimleri göstererek “Anne bu çocuk üzüümüş mü?”, “Anne çocuk yeden ölee demiş?”, ” Yeden hemen gitmemiş?” gibi konuyu saptırıcı sorularla aklımı karıştırıyor. Bir süre sonra, ben hikayeyi anlatmaya devam ettikçe gözleri sabitlenip küçülüyor, sorular da kesiliyor. Anlıyorum ki uyuyacak rahat bırakıyorum oğlumu. Ev iyice sessizleşiyor, rahatsız oluyorum içten içe…Tam da o sırada üst kattan bir ses geliyor, sanki bir şey düşürüyorlar. İkimiz de irkiliyoruz ve ta taaa soru amiri ayılıyor ve hemen başlıyor sorularına tabii; ” Anne o ses yeeden geldi?” “Bir şey düşürdüler herhalde oğlum.” “Ye düşüdüler anne?” “Biri düştü mü?” “Anlatsana anne?” Her soruya ustalıkla cevap veriyorum. Hadi oğlum uyuyalım diyorum. “Anne ben kimseden korkmam mı?” diyor. Daha önce de maskeden korktuğunda sormuştu bu soruyu. Bu sebeple çok havalıyım, hani soru bildiğim yerden geldi ya hemen başlıyorum bilmiş bilmiş;  “Neden korktuğunu söyle anneciğim, ben anlatayım sana korkmana gerek olmadığını ” diyorum. O da dolabı göstererek “Anne buudan abi çıkmaz mı?” diyo ama yaa!!!%!!x%!/?!! Tamam ben anneyim de bir yere kadar oğlum ama yaa…

“Sen Anne Misin?”

2 yaş ile birlikte gelen “Neden?, Niçin?, Bu ne?” gibi sorular başlayalı çok oldu…Ama ben bazen bu sorulara nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum. Yani sorular çoğunlukla bilmediğim yerden, ansızın ve hiç tahmin etmediğim şekilde çıkıyor!

Geçen gün birlikte oyun oynuyoruz. Odasındaki bütün oyuncaklar yerlerde zira annesi olarak ben de yerlerdeyim oyuncaklar sağa sola dağılmış az mı…Gülüyoruz ve gerçekten ikimiz de çok eğleniyoruz. Ama o an beni biri videoya çekse kendimi izlemek istemem; maymun olup garip gurup sesler çıkarıyorum sonra birden kurbağa olmamı istiyor anne zıp zıp zıplıyor ve kurbağa sesi çıkartıyor. Bizimki keyiften dört köşe gülüyor gülüyor…O da benimle zıplıyor…O gülüyor ya ben de çok mutluyum…Sonra birden “Annee” diyor, “Hah işte yeni bir şey daha geliyor, bakalım bu sefer ne olmamı istiyor” diye düşünürken soruyor sorusunu; “Annee, sen anne misinnn??!!!/x!??”  Şimdi ben nasıl cevap vereyim bu soruya? Nasıl bir sorudur bu? Mesaj içerikli soru soruyor sanki bu küçük adam, hayır yüzüme karşı hem de hiç kırıcı olmadan gayet de sevimli bir şekilde ama lafı da dolaştırmadan “Böyle de anne olunur mu? Böyle çocuk gibi ne yapıyorsun. Sen hiç anne gibi davranmıyorsun” diyor bana…Yakıştıramadı sanki alalalalaa…Tabii ben hemen alıyorum mesajı ya birden bir ağırlık geliyor üstüme, bir otoriter havaya girmeye çalışıyorum, sesimi düzeltip çocuk moodundan çıkartıp anne mooduna geçiyorum hemen. Sanki hiç dert etmezmiş gibi “Evet anneyim tabii oğluşum, senin annenim” diyorum ama çok bozuluyorum sormayınn….